Milas’ın bereketli topraklarından, sofranıza doğal lezzetler. Ücretsiz Kargo 750 TL ve üzeri siparişlerde WhatsApp Destek | Türkçe

Merak Ettikleriniz !!!

Merak Ettikleriniz

Polifenol nedir?

Zeytinyağı, kırmızı şarap, yeşil çay ve çikolatada da bulunan antioksidanların genel adıdır. Zeytinyağı, polifenol içeren tek bitkisel yağdır. 30’dan fazla farklı polifenol içerir. Bu polifenoller, kalp hastalığı riskini azaltırken, vücut direncini artırır, sindirim sistemine ve cilde çok iyi gelir. Yaşlanmaya bağlı rahatsızlıklar, diyabet, obezite, kanser risklerini azaltır. Zeytin toplandıktan sonra ne kadar erken sıkılırsa ve sıkım sıcaklığı 27 dereceyi geçmez ise zeytinyağı polifenoller açısından zengin içeriğini korur. Zeytinyağını yudumladığınızda, boğazınızdaki yanma hissi polifenollerin eseridir.

 

Zeytinyağının rengi kalitesi hakkında bilgi verir mi?
Zeytin sezonunun başında sıkılan henüz tam olgunlaşmamış zeytinlerin yağı yeşilimsi olur, çünkü klorofil içeriği yüksektir. Zeytin olgunlaştıkça, zeytinyağının rengi de altın rengine dönüşür. Her iki zeytinyağı da gerekli koşulları sağladıkları sürece kalitelidir, yeşilimsi olan biraz daha acı ve keskin bir lezzete sahipken, altın sarısı olanın daha yumuşak ve meyvemsi bir aroması olur. Damak tadınıza göre her ikisi de tercih edilebilir. Özellikle yeşilimsi renkte zeytinyağının koyu renk şişede saklanması önemlidir, çünkü  içerdiği yüksek oranda klorofil ışığa maruz kaldığında bozulmayı hızlandırmaktadır

 

Filtrelenmemiş yağ daha mı kalitelidir?

Zeytinyağı soğuk sıkım tekniği ile üretildiğinde, içerdiği antioksidan özelliği taşıyan polifenolleri korur. Zeytinyağını filtrelediğinizde, üretim sürecinden arta kalan meyve partiküllerini zeytinyağından uzaklaştırırsınız ve daha berrak bir görünüm elde edersiniz. Posanın uzaklaştırılması, oksitlenmeyi de azaltacağı için zeytinyağının ömrünü uzatır. Bu nedenle uzun süre saklanacak yağın filtrelenmesi gereklidir. Ancak, filtreleme sırasında polifenollerin bir kısmını da yağdan uzaklaştırırsınız. Filtrelenmemiş zeytinyağı antioksidan özelliği açısından daha zengindir ancak ömrü kısadır. Filtrelenmiş zeytinyağı 2 yıla kadar kullanılabilirken, filtrelenmemiş yağın kullanım süresi 3 ayla sınırlıdır.

 

Zeytinyağı nasıl saklanmalı?

Zeytinyağı, soğuk, sıcak, ışık ve nemden uzakta, hava ile temas etmeyecek şekilde, koyu renk cam şişe ya da tenekede muhafaza edilmelidir. İdeal saklama sıcaklığı 17-20 derecedir. Bu sayede içerdiği antioksidanlar uzun süre bozulmadan kalabilir.

Yol kenarlarında plastik şişelerde satılan, özellikle yaz aylarında güneş altında, sıcakta bekletilen zeytinyağlarından uzak durulması bu nedenle çok önemlidir. O koşullarda zeytinyağının kalitesini koruyabilmesi mümkün değildir. Bozulmuş zeytinyağları, başlangıçta lezzetinden anlaşılamayabilir ancak sağlığınıza zarar verir.

 

Zeytinyağının buzdolabında saklanması uygun mudur?

Zeytinyağının donma derecesi +4 derece civarındadır, bu nedenle buzdolabında donabilir, donduğunda zararlı hale gelmez ama içerdiği antioksidanlar ölür ve oksitlenme artar ve dolayısıyla bozulma süresi azalır. En uygun saklama sıcaklığı 18-23 derecedir.

 

Zeytinyağı ile kızartma yapmak zararlı mıdır?

Tam aksine. Kızartma sırasında yağın sıcaklığı 180 dereceyi geçer. Natürel zeytinyağının yanma derecesi 210 derecedir. Kızartma sırasında yanmaz, trans yağa dönüşmez ve dolayısıyla zararlı hale gelmez. Zeytinyağı dışındaki diğer kızartma yağlarının yanma derecesi ise 180 derecenin altındadır. Bu nedenle zeytinyağı kızartma için en ideal yağdır.

 

Zeytinyağı gerçekten İlaç mı?

Natürel sızma zeytinyağı, %74 tekli doymamış yağ içeriğine ek olarak, antioksidanlar ve E vitamini açısından da zengin olduğundan ABD Gıda ve İlaç Dairesi FDA 2004’den buy ana zeytinyağı etiketlerinde “ Kalp ve Damar hastalıklarına yakalanma riskini azaltır “ ifadesinin kullanılmasını onaylamıştır.

Buna göre günde sadece 23 gr ( yaklaşık 2 çorba kaşığı ) natürel sızma zeytinyağı tüketerek kalp hastalıklarına yakalanma riskimizi azaltabiliriz.  Tabii ki zeytinyağının da diğer tüm yağlar gibi kalori deposu olduğu unutulmamalı, fazla tüketmekten kaçınmalıyız.

 

Zeytinyağı ile ilgili doğru olduğu sanılan  yanlışlar

  • Zeytinyağı acı ve yakıcıysa asidi yüksektir;

Zeytinyağının asit oranı tadından anlaşılmaz. Acılık ve yakıcılık tam tersine zeytinyağının kaliteli olduğunun göstergesidir.

  • Kızartmada zeytinyağı kullanılmaz, yanar;

Zeytinyağı kızartma sırasında buharlaşma sıcaklığına ulaşmaz. Bununla birlikte yüksek tekli doymamış yağ oranı ve içerdiği antioksidanlar sayesinde, ısınmanın yarattığı oksitlenme etkisine karşı en dayanıklı yağdır.

  • Zeytinyağı yemeklere ağır bir koku verir;

Bayatlamamış, kaliteli bir natürel sızma zeytinyağı yemeklere kötü bir koku vermediği gibi diğer yağlara göre çok daha az kullanarak yemeklerinize lezzet katabilirsiniz.

 

Nedir bu Polifenol dedikleri?

Polifenol; zeytinyağı, kırmızı şarap, yeşil çay ve çikolatada bulunan ve antioksidan etkiye sahip fenolik bileşenlerin genel adıdır. Zeytinyağı polifenol içeren tek bitkisel yağdır. 30’dan fazla farklı fenolik bileşen içerir. Bu bileşenler kalp hastalığı ve kanser riskini azaltırken, vücut direncini arttırır, diyabeti düzenler, sindirim sistemine ve cilde çok iyi gelir.

Zeytinyağının içerdiği polifenol oranı, zeytinin cinsine, hasat zamanına ve üretim yöntemine göre değişir. Erken hasat edilmiş zeytinden soğuk sıkım tekniği ile üretilmiş zeytinyağları en yüksek polifenol oranına sahiptir. Zeytinyağını yudumladığınızda, boğazınızdaki yanma hissi polifenollerin eseridir.

 

Zeytinyağının cildimizde yarattığı mucizeler

Zeytinyağı, içerdiği fenolik bileşenler, K – E – A – C vitaminleri, Omega 9 gibi yaşamsal antioksidanlar sayesinde düzenli kullanıldığında; cildin yaşlanmasını yavaşlattığı gibi sağlıklı ve parlak bir görünüm kazanmasını sağlar. Cilt temizliğinde %100 saf zeytinyağı sabunu kullanmak cildi nemlendirmek için kuruyan bölgeleri her gün yada gün aşırı birkaç damla natürel sızma zeytinyağı ile ovmak, cildin görünümünde, parlaklığında inanılmaz farklar yaratır. Zeytinyağı ciltteki travma kaynaklı ağrı ve yaraların üzerine sürüldüğünde ağrının/yaranın çabuk iyileşmesine de inanılmaz bir etkisi olur.

Zeytinyağını doğru saklamak neden önemli?

Isı, ışık ve hava zeytinyağının en büyük düşmanlarıdır. En kaliteli zeytinyağı bile doğru koşullarda saklanmaz ise çok çabuk okside olup bozulur ve faydadan çok Zarar vermeye başlar.  Ne yazık ki bozulma ileri seviyede olmadıkça kokusundan ve tadından anlaşılmaz.

Zeytinyağının ışığa maruz kalmaması için koyu renk cam şişe veya teneke ambalajlarda ışık almayan ortamda saklanması gerekir. İdeal saklama sıcaklığı 13-20 derece aralığındadır. Sıcaklık arttıkça bozulma hızlanır, sıcaklık düştükçe donma başlar ve antioksidan değeri giderek azalır.

Ambalajının açılması ile birlikte hava ile temas başlar, oksitlenmeyle birlikte bozulma hızlanır. Bu nedenle küçük ambalajlar tercih edilmeli, ağzı açık ya da delik ambalajlar kullanılmamalıdır.

 

Erken Hasat Zeytinyağı daha mı faydalı?

Natürel zeytinyağlarında antioksidan etkiye sahip olduğu ve bağışıklığı güçlendirdiği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış otuzu aşkın fenolik bileşen ( polifenoller ) vardır. Zeytinyağının içeriğinde bu bileşenler ne kadar çoksa tadı da daha acı ve yakıcı olur. Yapılan çalışmalar daha yeşilken erken hasat edilen zeytinden üretilen zeytinyağının fenolik bileşenler açısından çok daha zengin olduğunu gösteriyor. Her gün içeceğiniz bir kaşık soğuk sıkım erken hasat zeytinyağı pek çok hastalığa karşı direncinizi arttırır.

 

Mutfakta sadece soğuk sıkım zeytinyağı…

Soğuk sıkım zeytinyağını sadece salatalarda ve zeytinyağlılarda değil tüm yemeklerde, hamur işlerinde, kızartmalarda da gönül rahatlığıyla kullanılabilir. Çünkü soğuk sıkım zeytinyağı üretim aşamasında genleşmediği için diğer yağlara göre daha az kullanılır. Pişirildiğinde kokmaz, nefaset verir, yanmaz, kızartma sonrası iyi süzülerek birkaç kez kullanılabilir.

Üstelik mutfakta sadece soğuk sıkım zeytinyağı kullandığınızda diyabetten korunur, kalp ve damar sağlığınızı korur, bağışıklık sistemi hastalıklarına karşı daha dayanıklı olursunuz.

 

Neden Soğuk Sıkım Zeytinyağı kullanılmalı?

Soğuk sıkım; zeytinyağının üretimi sırasında zeytin hamurunun sıcaklığı 27 dereceyi geçmediği ve üretim çıkışında yağın sıcak su ile yıkanmadığı üretim yöntemidir.

Soğuk sıkım zeytinyağları üretimi sırasında ısıya ve sıcak suya maruz kalmadığı için diğer natürel sızma zeytinyağlarına göre daha yüksek oranda antioksidan ( fenolik bileşenler/polifenoller ) ve vitaminler ( E – A – K – D ) içerir.

Bu sayede kalp ve damar hastalıkları, kanser, kemik erimesi, eklem romatizması gibi pek çok hastalığın önlenmesinde, diyabet ve tansiyon gibi kronik hastalıkların düzenlenmesinde etkin rol oynar.